Henüz Doğmamış Bebeklerim!

Boğazım parçalandı konuşamamaktan! Yedinci semadan damlayan kanlar yazdı söyleyemediğim her cümleyi yeni doğmuş meleklerin alınlarına. Alnına gırtlağımda düğümlenip bir türlü çıkmayan cümlelerin yazılı olduğu her melek ayrı ayrı lanet okudu son kullanma tarihi geçmiş gözlerimin henüz doğmamış

Okunan Salanın Makamı!

Gözü dönmüş yaşlı keşişlerin kulağıma fısıldadığı o sağır edici sala sesi ile uyandım o lanet olasıca güne. Okunan salanın makamından belliydi yitirdiğim aşkın büyüklüğü…

Silinmeyen Yazı!

Silinmez bir mürekkeple yazılıyor adın göz kapaklarıma!

Acılar!

Dört nala koşan acılarım var benim!

Oluk Oluk Susmak!

Ve an geliyor, oluk oluk susuyor insan!  

Küçüğüm!

Sen küçüktün ben seni gözümde büyüttüm… Özgür Kara

Eylem!

Unutmak gibi bir fiili gerçekleştirmek, bize göre ağır hasarlı sonuçlar doğurabilecek bir eylemdir. Özgür Kara

Kötü!

Ne kadar kötüydük ki, Kimse bizi kalbimizden öpmedi..  

Gıcık!

Sigaranın bıraktığı gıcık ve yutkunamamanın verdiği deli hazla içilen Türk kahvesi gibiydik biz.  

Küllük!

Benim küllüğüm ağzına kadar izmarit değil, küfür doludur!