Bitti!

Bitti! Her güzel şey gibi bitti bu destansı aşk masalı ufacık bir elvedaya sıkıştırılarak. Sen arkanı döndün ben koca bir enkazın altına sıkıştırdım sana dair duygularımı. O şairane her söz cüzzamlı bir surat olup dikiliverdi aklıma geliş

Silme Küfür!

Radyoda en sevdiğin şarkı çalıyor, gecenin en karanlık olduğu o hep kendime yalan söylediğim anıların birinde. Elimde bir kadeh rakı, kül tablası silme küfür dolu, gözümün gördüğü her yerde resimlerin. Özgür Kara

Seni Sevdiğim Yerlerimden Vuruluyorum!

Gecenin karanlığını gırtlakladığım zindanlardan geliyorum! Ağzım burnum küfür içinde. Küçücük bir çocukla oyun oynadığımız çıkmaz sokaklarda vuruluyorum seni sevdiğim yerlerimden. Özgür Kara

Yoktu Kazası!

Yoktu hiç kazası seni göremediğin anların!  

Acı!

Acı dediğim, intiharın meşrulaştırıldığı gizli bir örgüt.  

Paslanan Beyin!

Mesela en çok içime çektiğim oksijenin, acıyla birleşip gayri meşru intiharlara gebe kalmasına dayanamıyorum. Acıdan gebe kalmanın, avuçlarıma altın tastan sunduğu yıllar önce yasaklanmış dualara âmin dedirterek paslanmış beynimin

Günaydın!

Günaydın; Akşam erken ‘den yatıp, sabah yeni ihanetlere merhaba diyen güzel insanlar. Günaydın; Bugün daha güzel olacak diye kendini kandıranlar. Günaydın; Aşk acısının sersemliğini henüz üzerinden atamayanlar. Günaydın; Yüzünü gözyaşlarıyla yıkayanlar. Günaydın; Yediği her darbeyle ayakta kalmaya

İçimdeki Gardiyan!

Karanlıkların gölgesinde, içimde ki bir ben gardiyanı ile ayaklarıma takılan dikenli teli andıran prangalarla, kaburga kemiklerime baskı yapan nefsimle savaşıyorum. İçimde cesur mu cesur bir çocuk var, ama dış görünüşüm korkak. Yüzümde miski amber Saliha’sı, saçlarımın tellerinde

Ölüm Ertesi!

Ciğerlerim yanarcasına susuyorum sana, delirircesine özlediğim gecelerde, şizofreninin kucağına atıldığım o ölüm ertesi günlerinde.  

Tecahülü Arif!

Yumurtadan daha yeni çıkmış küçük su yılanları oynuyor içimdeki korkak adamın hayatını. Etrafımda ne kadar in, cin, şeytan ve melek varsa şahit yazılıyor deliliğime. Delilik dediğim sadece dilde değil, kirpiklerime ufak yalanlar asıp gözlerimin bebeklerine sarkıtıyorum hastaneden