Kimliksiz aşk!

Yeri ve zamanı belli olmayan her yanı nasır tutmuş kimliksiz bir aşk!  

Vuruluyorum!

Gecenin karanlığını gırtlakladığım zindanlardan geliyorum! Ağzım burnum küfür içinde. Küçücük bir çocukla oyun oynadığımız çıkmaz sokaklarda vuruluyorum seni sevdiğim yerlerimden.  

Yara!

Ben senin yaralarını sarmaya değil, devralmaya geldim…  

Gözler!

Çok mu güzeldi gözleri? - Bir meleğin masumiyeti asılıydı göz kapaklarında!

Şairane Söz!

Batıyordum bir terk edilme masalının orta yerinde. Ağzımdan çıkan son şairane sözdü, adım adına kafiye olsun.

Giyotin!

İlk kez kalemi elime alıp şiir yazmaya başladığım gün aktı kanım. Kocaman bir evde yapayalnız yaşamanın verdiği acıyla, kendi imkânlarım doğrultusunda yaptığım giyotine her gün bir parçamı bağlayıp kesmekle başladım işe.

Anonim!

Platonik sevenler anonim acılar çeker azizim!

Söz!

Kendime veremediğim sözlerin içinden çıkarıyorum seni bu sefer, Kalbinden öpüyorum.  

Acı!

Acının bana verdiği yetkiye dayanarak, yalnızların intiharını meşrulaştırıyorum! Özgür Kara

Terk Edildim!

Terk edildiğim gün gök yedi yerinden yarıldı! Sanki İsrafil Suru üflemişti de kıyamet kopmuştu küçücük dünyamda. Nuh’un o büyük tufanı olmuştu odamın içinde kendi gözyaşlarımla boğulurken, beni kurtaracak tek şey dudaklarının arasından çıkacak o iki kelimelik ayetti!